İSTANBUL MODERN

Merhaba oldukça uzun bir yazının sizi beklediğini söyleyeyim öncelikle çünkü toplamda üç tane sergiden bahsedeceğim. Sergide özellikle çok beğendiğim eserlerin fotoğraflarını çektim ama tabii ki de hepsini burada paylaşmayı düşünmüyorum çünkü gidip görmeniz daha hoş olur. Bahsedeceğim sergiler:İplikten Çözülenler (22 Şubat-7 Temmuz), Şimdinin Peşinde(Koleksiyon Sergisi), Yıldız Moran : Bir Dağ Masalı (24 Kasım-12 Mayıs).

İplikten Çözünenler (22 Şubat-7 Temmuz)


Oldukça ilginç bir sergi olduğunu söyleyemek istiyorum öncelikle çünkü tekstil malzemeleriyle oluşturulmuş. (bu istanbul modern kataloğunda çok daha süslü ifadelerle anlatılıyor dokumanın barındırdığı anlam ve sevgi gibi). Ben daha çok sevdiğim eserleri paylaşıp onlar hakkında bir şey yazabilirim çünkü serginin genelini yazmak bana zor geliyor. Ayrıntıları anlatmak daha hoş.

Sabire Susuz . 2011 . Alışveriş

Açılışı en sevdiklerimden biriyle yapayım dedim. Yukarıda gördüğünüz eserdeki köpek balığı kıyafet etiketlerinden yapılmış (keşke yakından çekseydim belli olması için) ve tüketerek tükenmenin döngüsünü anlatıyormuş. Tüketmeyi tükettiğimiz şeylerin markalarını belirtilen damgası gibi olan etiketler üzerinden anlatmayı ben baya yaratıcı buldum açıkçası.

Şakir Gökçebağ . 2016-2019 . Kozmoz

Evet yukarıda gördüğümüz eserin adı Kozmos halı parçacıklarının etrafa dağılmış olmasından yeterince belli zaten. Öncelikle yukarıda gördüğünüz halılar şark halısı olarak geçiyor eseri yapan kişi şark halılarının temelde diğer objelerden bir farkı olmadığını ama mekanla ilişkilerinin çok kuvvetli olmasından ve çok küçük parçalardan bir araya gelmesinden hareketle böyle bir eseri yapmak istediğini belirtmiş. Sanatsal manada size ne ifade ediyor bilemiyorum ama kozmoz ismi bence cuk oturmuş.

Noa Eshkol . 1982 . Arap Köyünde Gece Vakti

Açıklamayı okumadan önce esere baktığımda değişik kumaşlarla rastgele yapılmış gibi yerde yatan bir insan figürü canlandırıyorum beni o kadar da etkilemiyor ama açıklamayı okuduğumda eseri yapan Noa Eshkol'un arkadaşıyla yapılmış bir söyleşiyi görüyorum. Arkadaşı İsrail'de savaş olduğu dönemde Roma'daymış apar topar İsrail'e dönmüş ve Noa'yı arayıp nasıl olduğunu sormuş. Bana acayip bir şeyler oldu; halılar yapmaya başladım, gelip görmelisin cevabını almış. Yukarıdaki de o eserlerden bir tanesi  aslında savaş döneminde geçici bir uğraş olarak başlamış ama daha sonradan Noa'nın hiç vazgeçemediği bir faaliyete dönüşmüş.


Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun 1950 yılından 
itibaren ürettiği yazmalardan bir seçki

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun 1950 yılında Paris'te gördüğü İnsanlık Müzesi'nde Türkiye'ye ait hiçbir şey bulamamasıyla başlayan araştırmada yolu 'yazmacılıkla' kesişir ve yazmacılığı resimle buluşturur. (Ömer Faruk Şerifoğlu ile Deniz Pehlivaner söyleşisinden alıntı)

Lacivert yazmada Eyüboğlu'nun yazmaya yazdığı şeyi okumaya çalıştım ama tamamını anlayamadım okuyabilen varsa yorumlara yazmayı unutmasın lütfen. Özellikle sarılı olan yazmaları çok sevdim hepsi çok farklı tarzlarda duruyor. Bu sergiyle ilgili yazacaklarım bu kadar kesinlikle gitmenizi öneririm. Bedri Rahmi'nin sergide de bulunan şu dörtlüğüyle İplikten Çözünenler sergisini kapatıyorum.



 Şimdinin Peşinde(Koleksiyon Sergisi)

Canan Tolon  . 2012 . Reflex

İstanbul Modern kataloğunda serginin günümüz dünyasındaki insanlık hallerine odaklandığı; insanın kentle,doğayla,fiziki çevresiyle ve kendi benliğiyle olan ilişkisinden bahsettiği not düşülmüş. (Bu çıkarımları bazı eserlerde yapsam da böyle güzel ifade edemezdim o yüzden katalogdan yardım aldım.)

Mesela yukarıdaki eseri yakından çeksem çok güzel görebilirdiniz ama unutmuşum bir sürü metro peş peşe ilerler vaziyette ve önünde insanlar olan bir görüntüyü gösteriyor bence o siliklikle birlikte çok güzel bir görüntü oluşturmuş.

       
                     
Maro Michalakakos . 2014 Nil Yalter . 1976-1980
İsimsiz Pink New York


Yukarıdaki iki eserden özellikle sağdakini çok sevdim. Açıklamasında bir şehri oluşturan unsurların ve kent sakinlerinin birbiriyle etkileşimini gözler önüne seren sosyopolitik bir haritalanma olarak değerlendirilmiş. Ben ise bir bütün olarak gözüme çok hoş geldiği ve polaroid fotoğraflardan oluştuğu için bu kadar sevdim sanırım. Soldaki eserin açıklamasını çekmemişim ne anlatıyordu hatırlamıyorum ama görüntü olarak hoşuma giden eserlerden bir tanesi yine tahminimce o bir flamingo ve ben flamingolara bayılırım o yüzden bu resmi de yazıma eklemek istedim.

               
         Mehtap Baydu . 2017 . Otoportre: Karakter Bürünmek

Mehtap Baydu farklı meslek ve sosyal sınıflardan bir grup kadından elbiseler topluyor ve hepsini üst üste giyiyor yani farklı kimlikleri bedeninde topluyor. Elbiseleri aldığı kadınlardan küçük birer de metin yazmalarını istiyor.(metinleri çekmedim gidip görmenizi tavsiye ederim ayrıca elbiseler tek tek giyilirken bir video da çekiliyor o da sergide mevcut) 

Baydu giydiği tüm elbiseleri birden çıkarıyor ve kat kat kıyafetler bir heykel oluşturuyor. Bu elbise heykel hem sanatçıyı hem de o elbiseleri giyen kadınları temsil ediyor. Bir kadının hayatı boyunca kaç role bürünebileceğine ve bunun imkansızlığına işaret ediyor. (eserin yanındaki açıklamadan alıntı)


Hüsamettin Koçan . 2004-2005 
Körler İçin Resimler serisinden

Yukarıdaki eser beni oldukça etkiledi çünkü körler için resim sergisi olduğunu bile bilmiyordum bence bu çok hoş bir şey dokunarak resmi anlamak aslında onu görmek gibi olur mu acaba diye düşünüyorum. Ya da görmeden sadece dokunarak bir eserin şeklini anlamak ama renklendirmelerini hayalindeki gibi yapmak daha mı güzel bir his bırakır. Yorumlarda bununla ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Yıldız Moran : Bir Dağ Masalı (24 Kasım-12 Mayıs)





"Bir Dağ Masalı", Moran'ın doğa, soyut, portre, gündelik hayat, Anadolu, İstanbul, yurt dışı gibi farklı konularda 1950'den 1962'ye 12 yıllık fotoğrafçılık kariyerinden ilk defa gün ışığına çıkan fotoğraflarının da yer aldığı bir seçkiyi izleyiciye sunuyor. (katalogdan alıntı)

Sergiyi gezerken çektiğim tün fotoğrafları siyah beyaza çevirmek istedim çünkü çekilen fotoğraflar o kadar asil duruyordu ki yukarıda da görüyorsunuz zaten.Yıldız Moran Türkiye'nin akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğraf sanatçısıymış bu arada. Bütün fotoğrafları tek tek çekmedim tabii ki kesinlikle gidip görmeniz gerektiğini düşünüyorum aşağıya birkaç tane sevdiğim fotoğrafı bırakacağım.




Cidden uzun bir yazı oldu umarım sıkmadan yazabilmişimdir. Benim yazacaklarım şimdilik bu kadar İstanbul Modern'e yeni sergiler geldikçe ve ben de gidip gördükçe bu yazıların da devamı gelir. O zamana kadar kendinize iyi bakın, hoşça kalın.



Yorumlar

  1. İstanbul'a gelirsem benimle gezer misiniz acaba sergileri.... 💚

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar